Çarkhane çalışanları.jpg

Bir sözlü tarih projesi

Türkiye'nin en önemli endüstriyel miraslarından biri olan Beykoz Kundura'yı dinliyoruz... 

 
 

Tarih tekrar canlanıyor...

Günümüzde barındırdığı film ve dizi platolarıyla tanınan Beykoz Kundura, esasen çok farklı alanlarda faaliyetleri içeren, zengin bir geçmişe sahiptir. Beykoz Kundura’nın bulunduğu mevkide Osmanlı döneminde deri ve kâğıt imalathanelerinin bulunduğu bilinir. Nitekim bugün Beykoz Kundura dahilindeki bazı binalar bu işletmeleri barındırmak üzere inşa edilmiştir. Bu endüstriyel alan Cumhuriyet’ten sonra Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası olarak faaliyetine devam etmiştir. 1999 yılında, Türkiye’nin değişen ekonomik ve toplumsal tercihleri doğrultusunda fabrikada üretime son verilmiş, özelleştirme kararının çıkmasıyla 2004 yılında Beykoz Kundura, Yıldırım Holding bünyesine katılmıştır.

Beykoz Kundura, Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Cumhuriyet’in temel dönüm noktalarını içeren uzun geçmişi, mimarisi ve konumuyla Türkiye’nin en iyi korunmuş endüstriyel miras alanlarından biridir. Nitekim, mülkün tarihi değeri göz önüne alınarak özelleştirme şartnamesine, endüstriyel anlamda önem taşıyan malzemeyi barındıracak bir müze yapılması maddesi dahil edilmiştir. Öte yandan Yıldırım Holding tarafından Beykoz Kundura’nın restorasyonu ve dönüşümü için projeler tasarlanırken, mimari ve teknik donanıma dair bilginin ötesinde geçmişin insani boyutuna, Beykoz Kundura’da yaşamış, çalışmış olanların tecrübelerine de ihtiyaç olduğu kısa sürede ortaya çıkmıştır.

Beykoz Kundura, deri ve ayakkabı üretilen dönemde iş alanlarının yanı sıra kreş, lokanta, sinema, sağlık ocağı, kütüphane gibi birimleri olan, nüfusu üç bine dayanan bir yaşam alanıydı. Beykoz’un toplumsal ve ekonomik yapısında birinci dereceden pay sahibi olan bu kurum, işçi kuşaklarının yetişmiş olduğu yerdir. Beykoz Kundura Sözlü Tarih Projesi hem bu alanı daha iyi anlamak ve öğrenmek, hem de ve özellikle geçmişte Beykoz Kundura’yı şekillendirmiş, yaşatmış, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere getirmiş olanların anısını yaşatmak için düşünülmüştür.

Proje 2015 yılında, S. Buse Yıldırım’ın girişimiyle, Lita Yapım Evi ve Tarih Vakfı’nın işbirliğiyle ilk adımlarını atmıştır. Bir nevi “beşeri-endüstriyel arkeolojik kazı çalışması” sayılabilecek olan bu çalışma halen Beykoz Kundura bünyesindeki bir ekiple sürdürülmektedir. İleride Beykoz Kundura çalışanlarının anlattıklarından ilham alan kültürel projelerin hayata geçirileceğini, bu şekilde Beykoz Kundura’nın tarihiyle daha dinamik bir ilişki kurabileceğimizi, bu endüstriyel miras alanının kültürel ve toplumsal anlamlarının zenginleşeceğini umut ediyoruz.